Pencereyi Kapat X


Psiko Akademi Ana sayfa
Ana Sayfa| E-Posta _
 
 
7 Şubat 2008

Doğru Cümle Kullanmak

Birisi için bir şey yapıldığı zaman mutlaka onun bilmesi sağlanmalı.. Bu bilgi hem sizin aşkınızı yaşamanızı hem de onun size olan yansımasının tadını çıkarmanızı sağlar. Bu nedenle birisi için gönülden bir şey yaptığınız zaman ona haber vermelisiniz. Ancak yaptığınız bu işlemin kullandığınız kelimelerle aşkın meyvesi olmaktan çıkıp zıkkıma dönüşmesine engel olmalısınız.

Örneğin çok sevdiğiniz bir kişi için özel bir şey yaptığınızı varsayalım; bu pasta olabilir, yemek olabilir, çarşıdan satın alınan herhangi bir şey olabilir. Şimdi bunu ona ileteceksiniz.. Ne yaparsınız ?... Onun karşısına geçip, gözlerinin içine baka baka, aklınıza gelebilecek en güzel sevgi kelimeleri kullanarak: “hayatım, canım, bi tanem bunu senin için yaptım veya sevgilim bunu sana aldım vb. bir cümle kullanarak ona takdim edersiniz... Sonra da karşısına geçer, biraz da gülümsemeyle tepkisini beklersiniz. Ama o da ne, adamın ağzından kuru bir teşekkür çıkıyor ve siz şok oluyorsunuz. Siz de aynen onun gibi kuru ve boş bir şekilde “bir şey değil” diyerek bırakıp gidiyorsunuz. Ama adamın yanından ayrılır ayrılmaz içinizde volkanlara patlıyor “yok canım iyilik yapmayacaksın... Ben de adam sandım da onun için bir şey yaptım.. Bir benim yaptığıma bak, bir de onun.. Bi daha yaparsam....” gibi yanıp yakılırsınız. Aslında bütün bunlara neden olan sizsiniz biliyor musunuz ? Adamın karşısına geçip doğrudan söylemek başına kakmak demek oldu. Bilinçaltı böyle anladı. “İyi ki bir şey yapmış.. Sanki ondan bir şey yapmasını istedik... Çok umurumdaydı sanki” gibi tepkiler göstermesine neden oldu. Siz de mutsuz oldunuz ve umutsuzluğa kapıldınız.

İsterseniz farklı bir yaklaşım gösterelim... Örneğin kızınız Dilara’nın çok sevdiği bir pasta yapıyorsunuz... Bunu isteyerek yaptığınız için iş bitinceye kadar çok eğlenceli bir zaman geçiriyorsunuz.. Önce bunun farkına varmanızı istiyorum. Yani siz çok istekli yaptınız ve yaparken çok mutluydunuz. Bu çok önemli bir ayrıntıdır. Aslında kendisi için böylesi zevkli zaman geçirecek kadar sevdiğiniz birisi var demektir. Onun sayesinde siz çok eğlenceli bir zaman geçirdiniz. İşte bunun için onun size değil, sizin ona teşekkür etmeniz gerekir.

Şimdi gelelim onu sunuma : Kızınız Dilara için özel bir şey yaptığınızı ifade etmeniz gerekiyor ama başına kakmadan olacak. Kızınıza doğrudan bir şey söylemenize gerek yok, zaten o fark edecektir. O pasta hazırlanıp yenmeye başlandığı sırada, kızınızın duyacağı şekilde, orada bulunan birine örneğin eşinize dönerek “Hayatım, kızımız Dilara çok seviyor diye bir pasta yaptım, tadına bakar mısın ? Acaba Dilara kadar tatlı olmuş mu ? gibi bir soru yöneltiniz. Eşiniz de buna aynı şekilde karşılık veriyor “ Hayatım tatmadan önce de rahatlıkla ifade edebilirim ki, onun için ne yapılırsa yapılsın güzel olur, çünkü Dilara’nın kendisi çok güzel...”

İşte bütün olay bu kadar, şimdi siz onun için çok güzel bir şey yaptınız ve onun başına kakmadan da ifade ettiniz... Bundan sonraki birlikteliğiniz daha da kuvvetlenerek devam edecektir.

Bir başka teknik de sevdiğiniz kişilerin yaptığı işleri takdir etmektir.... Sizi sevenleri en çok mutlu eden şey, sizi sevindirecek şeyler yapmalarıdır. Bir kişinin sevdiğini mutlu etmesinden daha önemli şey yoktur yeryüzünde...Bir maç sırasında gol atan futbolcu tüm stadyumun ayakta alkışlamalarına rağmen doğruca en çok sevdiği kişiye giderek bu sevincini paylaşır.. Halbuki bütün stat onun için çıldırıyordur. Ama herkesin bir özeli vardır. Doğal olarak herkesin özeli de en çok sevdiği kişidir. O Kişilerin mutluluğu her şeyin üstündedir. Önemli olan da onların alkışıdır.

Anne ve babası küçük kızlarına ip atlama oyunu öğretiyorlardı. Küçük kız, kendisine öğretilen her şeyi dikkatle dinledikten sonra, anne ve babasının yardımı olmaksızın, kendi başına bir kez zıpladı ve atlamayı başardı. Bunun üzerine anne ve babası onu alkışlayarak kutladılar. İkinci kez atladığında, anne ve babasından daha coşkulu alkışlar yükseldi. Küçük kız kendi başına rahat rahat ip atlayabilecek duruma gelene dek anne ve babası onu ilgiyle izlediler ve alkışları ile desteklediler.

Çocuklarının, bu büyük oyununu artık kendi kendine oynayabileceğini gördükten sonra ise onunla ilgilenmeye gerek görmediler ve bahçenin bir köşesine çekilip, kendi aralarında konuşmaya başladılar.

Aradan kısa bir süre geçtikten sonra küçük kızlarının yanlarına geldiğini gören anne ve baba, ona neden ip atlamadığını sordular.

“Atlamayı öğrendim ama, şimdi atlayamıyorum” dedi küçük kız.

“Çünkü alkışınız yok... ”

Sevenlerin sevgilileri için yapacağı en güzel şeylerden birisi de işte bu alkıştır. Şartlar ne olursa olsun o alkış sizin aşkınızı, birlikteliğinizi perçinleyecektir. Onun için ona saygı duyun ne yaparsa takdir edin.. Örneğin onun yaptığı bir şeye bakıyorsunuz ve daha iyi yapabileceğini düşünüyorsunuz ve “hayır bu güzel olmamış, böyle şey mi yapılırmış.. ne kadar saçma vb”. cümleler kullanıyorsunuz... Amacınız onun daha iyi şeyler yapmasını sağlamak... Siz onun daha iyi şeyler yapabileceğini de biliyorsunuz. Fakat bu şekilde iyi bir sonuç alacağınızı düşünüyorsanız işte o zaman yanılıyorsunuz.. Çünkü kimse kendisini taciz eden için iyi bir şeyler yapmayı denemez.

Halbuki siz Evet bu güzel olmuş... Harikasın çok güzel... Ve inanıyorum ki sen daha iyisini yapabilirsin.. Çünkü sende harika bir beyin var gibi bir yaklaşım gösterirseniz sonuç çok daha farklı olacaktır. Hem onu alkışlamış olacaksınız hem de onu daha iyi yapmaya yönlendireceksiniz.

İşte bunun için kullandığımız cümleleri değiştirmeli, aşkımızı, sevgimizi ifade edecek şekle dönüştürmeliyiz.

 
 
© Copyright 2008 Psiko Akademi 
Design AYRINTI
Kurumsal Hizmetler Eğitimler Haberler Bize Ulaşın